Translate

12 Aralık 2013 Perşembe





Sustuğum yerde
bir şairin sızlayan kemiklerine gömün beni..

Birican Güneri


6 Mart 2013 Çarşamba

Kornealarımı ayraç yaptığım geceleri geri istiyorum



Kornealarımı ayraç yaptığım geceleri geri istiyorum


Sisli odamın gri perdeleri ardında birikmiş dualarım var
Tanrı'ya verip çocukluğumu satın alacağım
Gözlerim inancını kaybetmiş
Duvarlarda asılı sayısız suretim
Kitaplardaki kahramanlara kırgınım
Kornealarımı ayraç yaptığım geceleri geri istiyorum !
Uçurtmam kuşlara takıldı
gökyüzü parmaklarımı kesiyor
Sahi acının rengi var mıdır ?
Bilmiyorum...

Ben en çok kırmızıyı sevdim
Rahimden çıkış kapısı
Annemin yağmurlu gözleri
Babamın şarap şişesi
Sırtımdaki yara izleri
Bekâretin temsilcisi
Fahişelerin gece yarısı dudakları
Mevzisini terkeden kurşunun hedefi
Etin tırnaktan ayrılışı
Hepsi ayrı yara, aynı renkti.

Ukala ressamların fırçasında bıraktım gülüşlerimi
Dudak kıvrımlarımla sevişmeyeli çok oldu
Düşlerim kırıldı bilincim topallıyor
ve tutanacak bir değneğim yok
Rüzgâr alabildiğine detone
saçlarıma ıslık çalacak kadar da yorgun
Yorganımın altından göz kırpıyorum 
Başucumda ilgi bekleyen haplara

sesimde titrek bir melodi
Denize düşüp yılana sarıldım
Soluğumu kestim
derimi yüzüp bağış yaptım bayram çocuklarına
Dirildim dirildim öldüm
öldüm bir daha dirilmedim
Tanrı'ya vur emrini ben verdim..

Birican Güneri

9 Şubat 2013 Cumartesi

Canımın İçi

Aslında bu şehirde sana ihtiyacı olan biri yok
Bak şimdi canımın içi!
Bazı şarkılar var ki ;
Eski bir plak gibi tersine çevirir 
Hani böyle nefes aldırmaz
Ezana denk gelir de
Ruhunu bin bir renkte günaha boyar
Caddeler,sokaklar üstüne gelir
Tıklım tıklım yalnızsındır
Kelimeler boğazına dizilir
Yutkunamazsın cümleleri
Öksürüğe boğulur hatıralar
Gözlerin yağmur kusar...
Öyle kusuyor ,kusturuyor bazı şarkılar canımın içi!

Sesin kısılır,ellerin ya sigara paketine
Ya da başucunda duran telefona dökülür
Arayacak kimsen yoktur
Varsa da arayamazsın ya hani....
O an ;
Dünya başına yıkılır enkaz altında kalır
İçinde bir yerler
Ağır yaralıdır hayallerin
Damarlarından yollar açılır
Sarılacak bir şeyin yoktur
Serum şişelerinden başka
Hiçbir doktor açamaz sözlerini
Komaya girer de uyanamazsın ya
Öyle uyutuyor uyandırmıyor bazı şarkılar canımın içi!

Bir gök gürültüsü duyarsın da,
sığınırsın ya bir yerlere
ve o yerlerde kimse olmaz
İşte o zaman ;
Sustuğum yerde bir şairin kemikleri sızlar ya hani....
Öyle sızlıyor sızlatıyor bazı şarkılar canımın içi !

Birican Güneri

İyi bir oyunculuk ister yaşamak

İyi bir oyunculuk ister yaşamak

Senaryosunu beğenmediğim,oyunlarda oynadım birçok kez
Aynı sahnede kaç kez perdeler kapandı yüzüme hatırlamıyorum
Rolümdü;
Çok ağladım az güldüm
Belki eğlendiler,belki üzüldüler 
Hiçbir seyircimi görmedim bilemiyorum
Ya alkış sesleri ?
Duymadım
duyacağım elbette
Bilirsiniz;
Ölünce alkışlayanınız çok olur

Bir palyaço oldum bazen
Suretimi astım
intihar saklanır mı?
Sakladım!
Bilmem kaç çocuk kahkahaları ardına
Yüzümden düşen bin parçaydı
Kalbimden düşenleri sayamadım
Çocukken de sevmezdim matematiği
Ama bölmeyi istemediğim halde öğretenler oldu
Bir insan kaça bölünürdü ve nasıl çıkardı kendinden ?
Bölündüm,böldüm çıktım kendimden ama toplayamadım

Sevilecek bir kadındım ya da öyle olduğumu düşünüyordum
Her kadın biraz beğenmiştir kendini
Biri saçını
Biri elini
Biri gözlerini
Biri vucut hatlarını
Ve diğer birileri başka yerlerini
Ben en çok ağzımı sevdim!
Küfürbazdı sırf bu yüzden düşkündüm ona
Ne besteler yaptık ıssız gecelerde,güftemiz okunmadı.

Birican Güneri

6 Şubat 2013 Çarşamba

Herkes bir yerlerde ölür Kimileri" orospu"ların" kimileri "çocukları"nın koynunda

Herkes bir yerlerde ölür
Kimileri" orospu"ların"
kimileri "çocukları"nın 
koynunda ...


Bir şarkı açarsın
tanıdık yüzler gelir hayaline
ya birileri hayatına geldiğinde dinlemişsindir,
ya da birileri hayatından giderken
muhtemelen ortak şarkılardır
hatıralar canlanır,
sen notalarda ölürsün..

Bir deniz kenarına çekersin kendini
kıyısı olur kirpiklerin
dalgalar dolar gözlerine
yaşlarına kapılır,sen ölürsün..

Bir iki eş dost ararsın
ya rakı masasında
ya telefonun diğer ucunda
randevu verir cümlelerin
saatlerce konuşursun.
Sen anlatırsın o dinler,
o anlatır sen dinlersin.
Tedavülden kalkmış nasihatlar değere biner
akreple yelkovan sessizce sevişir gölgende
zaman akar,sen ölürsün...

Bir yağmur yağar
sokak ıslanır,cadde ıslanır
börtü böcek,
sevgililer ıslanır
Sırılsıklam sana akar tabiat
sele kapılır yalnızlığın,sen ölürsün...

Bir karanlık çöker şehre
yat emri verirken gece,
uyku tutmaz derinde
çok derinlerde bir şeyleri.
Bir sigara yakarsın
belki dudaklarını birkaç kadeh okşar.
Saate bakarsın,
vakit vuslatı gösterir
uyku çoktan gözlerinden asılıp
intihar etmiştir.
Kimileri" orospu"ların"
kimileri "çocukları"nın
koynunda uyur,
sen gecenin koynunda ölürsün...

Birican Güneri

Dekoltesi fazla bir yalnızlık bu


4 Şubat 2013 Pazartesi

Kendim dışındaki cesetlere tahammülüm olmadı hiç

Karaya vuran kaç ölü balık vardır kim bilir
Hiçbirini görmedim
Kendim dışındaki cesetlere tahammülüm olmadı hiç
Şehrin ıslak köşelerinde kaç fahişe hayallerine üç beş nöbeti tuttu
Vucutlarını ezbere bilen adamlar
isimlerini kaçınca uykularında unuttular
Hava da nem var sözlerim terliyor
Gecenin içinden çıkıp gelmeli biri ya da birileri
Cümlelerim üşüyor

Bir martı ağlıyor omzumda
Hangi deniz de düşürdü simidini
Birazdan bir vapur daha geçer kanatlarının altından
Kaç kişi zevki için doyuracak bir martıyı
ve ekmek aslanın ağzından
nasıl düşecek insanların kirli ellerinden beyaz kanatlarına

Gecenin dekoltesi fazla
saat ilerledikçe soyunuyor kelimelerim
Anadan doğma şiirleri dikizliyorum
Bir kadın beliriyor sisli odanın gri perdeleri ardında
Saat on iki
Bütün intiharlar çoktan uyudu
Bilindik bir şarkı sızıyor perdenin kenarından
Notalar delirmiş olmalı
"here comes the rain again"
cd de dönüp duruyor
Bilmiyordu kadın;
Bu şarkıda ölünmez
Islanılır.

Birican Güneri